Bilgi Teknolojileri iletişim Kurumu (BTK) üçüncü çeyrek verilerine göre, Türkiye'de yaklaşık 72 milyon mobil abone var. 35 milyon abonesiyle en büyük mobil operatörü ise Turkcell. Firmanın genel müdürlüğünü (CEO) sekiz yıldır Süreyya Ciliv yürütüyor. Kendisi, sektörün teknolojik gelişmesinin birebir şahidi ve hatta yönlendiricilerinden. Konuşmalarında vurgular hep, yatırım, yenilik, gelecek kavramları etrafında şekilleniyor. Telekom sektöründe Avrupa'nın son 10 yılda Japonya, Güney Kore ve ABD'nin çok gerisinde kaldığına dikkat çeken Ciliv, Avrupa telekom sektörünün durumuna özel bir vurgu yapıyor. "Avrupa'nın pek çok kentinde, örneğin Barselona'da konuşmanın, internete girmenin ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Avrupa'nın bu alanda ne kadar zayıf olduğunu görüyoruz" diyen Ciliv, Türkiye'nin ise kapsama alanı konusunda dünyanın bir numarası olduğunu vurguluyor. "Regülasyonun hızla büyüyen, data tüketimi her yıl artan, Japonya, Güney Kore ve ABD gibi ülkeleri dikkate alması gerekir. 4G ve data tüketimi konusunda Uzakdoğu ve ABD bir üst ligde yer alıyor" diyen Ciliv, regülasyonun hedefinin büyüme olması gerektiğine işaret ediyor. Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, sekiz yıllık yöneticiliği dönemindeki dönüşümü, şirketin gelecek planlarını, yatırımları, regülasyon konusundaki beklentilerini Para Dergisi'nden Timur Sırt’a anlattı...
 
 -Fiber altyapı kritik önem taşıyor. Bu konuda nasıl bir yatırım stratejisi izliyorsunuz?
Süreyya Ciliv: Yatırım için rakibin iznini istemek zorundayız. Böyle bir şey olur mu? Biz de kısıtlı kaynakları doğru kullanmak istiyoruz. Ancak yatırım için rakibe bağımlı olmamız olumsuz bir durum yaratıyor. Üstelik rakibimiz geç yanıt verse de bunun yaptırımı yok. Biz sektör ve regülasyon olarak, Türkiye'de dünyanın en gelişmiş mobil ve fiber altyapısının kurulmasını hedeflemeliyiz. Bunun için de beklentimiz teknolojide inovasyonun, yatırımın ve adil rekabetin teşvik edilmesi yönünde. Türkiye'nin geleceği için regülasyon çok kritik bir yerde duruyor.
 
-Gelecek stratejiniz ne olacak?
Süreyya Ciliv:  Bilgi toplumu olabilmek, 2023 hedeflerine ulaşabilmek için eğitim, sağlık gibi hayati alanlarda teknolojinin yoğun kullanılabilmesi stratejik öneme sahip. İletişim sektörü tek başına bir sektör değil; turizm, sağlık, lojistik, perakende, üre­tim, vs. bütün sektörleri etkiliyor. "Türkiye'yi nasıl iş yapmak için en model ve en kolay ülke haline getiririz?" İşte bunun için fikirler üretilmeli. 2010 sonrasına biz 'yeni dünya' diyoruz. Bilgisayarların gittikçe küçüldüğü, işlemcilerin ise kapasitesinin ve gücünün arttığı yeni bir mimari var. Akıllı telefon dediğimiz cihazlar aslında en yeni bilgisayarlar. Ve 3G ile dünyanın en büyük kütüphanesini cebimizde taşıyoruz ve istediğimiz bilgiye anında ulaşabiliyoruz. Bu yeni dünya da yepyeni fırsatlar var.

 -Yönetim kurulu tartışmaları artık son buldu diyebilir miyiz?
Süreyya Ciliv:  Biz Turkcell’de ortak tutkuyla çalışıyoruz. Tabii ki yönetim kurulu çatışmaları zaman zaman bazı konularda bizi etkiledi. Ancak şimdi bu çalkantılar duruldu. Artık önümüzü daha rahat görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde bu konuda stratejik bir toplantı yaptık. Yeni dünyadaki değişimleri daha iyi görebiliyoruz. Bu yeni dünyayı iyi okuyabilen şirketler gelirlerini ve karlarını kat kat artıracak. Bu teknolojileri iyi kullananlar rakiplerine karşı büyük bir avantaj sağlayacak. Geleceği iyi okumak ve geleceğe hazırlanmak, bence iş dünyasının en önemli kısmı. Biz bunu eğitimde de görüyoruz, sağlıkta da... Ar-Ge, lojistik, enerji, savunma, vs. her yerde bu yeni dünyanın muazzam bir etkisi olacak. Hedefimiz bu yeni dünyayı müşterilerimize iyi anlatmak ve onları bu yeni dünyaya iyi bir şekilde hazırlamak.
 
-4G ve fiber altyapı konusunda nasıl bir yatırım ve gelecek görüyorsunuz?
Süreyya Ciliv:  Üstün network altyapısı, gittikçe küçü­len ve her yerde olan bilgisayarları sınırsız işlemci gücü ve bilgi deposu olan bu­luta ulaştırmada çok kritik. Bu altyapı­nın temelinde fiber de var. Biz, küresel ekonomik kriz döneminde bile yatırıma devam ettik ve Türkiye'yi mobil iletişimde kapsamada dünya birincisi konumu­na taşıdık. Ama bunu devam ettirmek için yatırımları aynı hızda sürdürmek gerekiyor. Biz 2014'te yılsonuna kadar 2.1 milyar TL yatırım yapmış olacağız. Yatı­rımlarımızı fiber ve 4G alanlarına odaklayacağız. Bakanımız geçtiğimiz günler­de 4G'yi 2015 sonuna doğru kullanırız dedi. Bizim de beklentimiz bu yönde. Yılın ilk yarısında bunun lisans planla­ma işlemi yapılır, sonrasında da sistem­ler kurulur ve yılsonunda da çalışmaya başlar.
 
-Genel müdürlük döneminizde hedeflerinize ne kadar ulaştınız?
Süreyya Ciliv:  Biz kazancının önemli bölümü TL olan şirketiz. O yüzden TL bazında rakam veriyorum. Turkcell'in ana gemisinde TL kazancı hakim.  Turkcell kuruluşundan itibaren 25 milyar TL yatırım yaptı. Son sekiz yılda şirketimiz yatırımcılarına, hissedarlarına büyük değer kattı. 2006'nın sonlarında 13.8 milyar TL olan piyasa değeri bugün 32 milyar TL'nin üzerinde. Bu dönemde 3.2 milyar TL temettü ödemesi de yapıldı. Bunu da kattığınızda yatırımcılara 21 milyar TL'nin üzerinde değer yarattığımızı görüyoruz.



-Geçmişte daha iyi yapabileceğinizi düşündüğünüz bir olay var mı?
Süreyya Ciliv:  Biz geriye bakmıyoruz. Kimseyle bir derdimiz yok. Bizim tek derdimiz daha iyi hizmetler üretmek. 60 milyar TL vergi ödemişiz. Devletimize vergi üre­ten çok güçlü bir şirketiz. 80 bin kişiye ekosistemimizde istihdam sağlıyoruz. 25 bin gencimize yerli yazılım seferberliğiyle 'Geleceği Yazanlar' sertifika programında eğitim sağlıyoruz. 100 bin öğrenciye eğitim bursu verdik. 140 bin öğrenciyi 'Gönül Köprüsü' projesiyle batıdan doğuya, doğudan batıya taşıdık. Doğuda ilk çağrı merkezlerini açtık. Çağrı merkezlerimiz sayesinde Erzurum ve Diyarbakır ilk olmak üzere 19 ilimizde istihdam yarattık. Sadece teknolojide inovasyonla değil, sosyal sorumlulukta, ülkeye hizmette, istihdama katkıda Turkcell muazzam bir öncü oldu.
 
 -İletlişimde 20 yılda neler değişti?
Süreyya Ciliv:  25 milyar TL altyapı yatırımı bence bugün Türkiye'yi hızlı büyüme ve kalkınma performansı için çok iyi bir konuma getirdi Yurtdışından ziyaret edenler buradaki gelişmiş iletişim altyapısını görünce şaşırıyorlar: "Türkiye bizim umduğumuzdan, beklentimizden çok daha fazla gelişmiş" diyorlar. O yüzden, "Fırsatı kaçırma Türkiye'ye yatırım yapayım" diyen yatırımcılar var. O yüzden Turkcell'in hem sosyal sorumluluk projelerinde, hem istihdamda, altyapı yatırımında, nu tetiklemede, girişimcilikte hem bireysel ihtiyaçlar anlamında hem de kurumsal tarafta tüm sektörlere büyük bir katkısı olduğunu düşünüyorum.
 
-Görevi bıraktıktan sonra nasıl hatırlanmak istersiniz?
Süreyya Ciliv:  Turkcell'in hikayesi bir takım ve inovasyon olayı. İşimiz teknoloji ama esas işimiz insan. İnsanlara nasıl hizmet ederiz? Onlara nasıl teknolojiyle, inovasyonla daha iyi bir gelecek hazırlarız? Bütün Turkcell takımıyla ben gurur duyuyorum. Turkcell bugün birçok zorluğa rağmen 35 milyon müşterisiyle iletişim alanında dünyanın en iyilerinden birisi. Dünyanın en yüksek standardında mobil iletişim hizmetini Türkiye insanına sunuyoruz.
 
-Unutamadığınız ve geriye baktığınızda sizi mutlu eden gelişmeler neler?
Süreyya Ciliv:  Bu evvelden sadece sesti şimdi ise bilgiye ulaşma konusu. İnsanlarımızı bilgiye ulaştırmak, bu bence inanılmaz heyecan verici bir şey. Burada bir kişinin önemi yok, bir takım olabilmenin önemi var. Deprem olduğu zaman Erzurum'dan arabasına atlayıp iletişimin kesilmemesi için bataryaları Van'a, baz istasyonuna taşıyan kardeşlerim, Türkiye'nin dört bir ucunda hizmet veren, 35 milyon insana gece gündüz hizmet veren onları sevdiklerine bağlayan, işlerine bağlayan, bilgiye ulaştıran bir sistemi çalıştırıyoruz. Bu bir takım başarısı, bununla gurur duyuyoruz.
 
SIKI TAKİPÇİ!
Süreyya Ciliv sosyal ağlarda sadece Facebook hesabını kullanıyor. Twitter hesabı yok. Şirket olarak etkin şekilde sosyal ağları kullandıklarını ama kendisinin daha çok takipçi olduğunu söylüyor. İki çocuğuyla sık sık görüntülü sohbet etmeyi seviyor. Facebook Ankara Fen Liseli arkadaş topluluğunu takip ediyor. "Arkadaşlarımın neler yaptığını daha çok Facebook'tan takip ediyorum" diyor.
 
 ANKARAGÜCÜ'NDE BASKETBOL OYNADI
Süreyya Ciliv'in en sevdiği ve şimdi de fırsat buldukça oynadığı spor basketbol. Ankaragücü takımında basketbol oynayan Ciliv, "İyi zıpladığım ve üç saniye koridorunu iyi kapattığım için merkezde oynuyordum. Aslında o pozisyon için çok uzun değildim ama güçlüydüm. Ali Limoncuoğlu ile birlikte oynuyorduk. Eczacıbaşı'nda oynayan 2.10'luk Emir'in dirsekleri yüzümde patlıyordu. Ama mücadeleye devam ediyordum" diye o günlerin heyecanını paylaşıyor.
 
"YÜZME HAKEMLİĞİ KURSUNA GİTTİM’’
Çocuklarını anlatırken gözleri parlayarak, "Ben çocuklarıma uzakta olduğumu hissettirmemeye çalışıyorum. Günlük hatta bazen anlık olarak her şeyi takip ediyorum. Oğlumun yüzme yarışlarını kaçırmam. Derecesini anında öğreniyorum ve hemen her sonuçta yanında olduğumu hissettirmeye çalışıyorum. Yedi yaşından bu yana beni yüzmede geçiyor. Ona kulaktan dolma bilgiler vermek yerine yüzme hakemliği kursuna gittim. Bu sayede oğluma doğru bilgi veriyorum."